Yıllardır bu sektörde farmakoloji ders
anlatıyorum. Ve biliyorum ki; farmakoloji arkadaşların
çalışırken en az zevk aldıkları ve gerçekten zorlandıkları bir
derstir. Herkes tarafından farmakoloji “başa bela” olarak
nitelendirilmektedir. Aslında bu yargıda haklılık payı da
bulunmaktadır. Çünkü bu dersin büyük bir kısmı hiçbir fikrinizin
olmadığı isim ezberinden oluşmaktadır. E bu da gerçekten oldukça
zevksiz bir iştir.
Buna yapacak bir şey yok sevgili arkadaşlar. İsim ezberi olmadan
farmakoloji olmaz. Yani bir ilaç ile ilgili bir soru sorulduğu
zaman, o soruyu cevaplandırabilmek için temel ön şart şudur:
önce o ilacın hangi gruba ait olduğunu hatırlamanız gerekir.
Eğer ilacı “nereden hatırladığınızı” hatıllayamıyorsanız, takdir
edersiniz ki, o ilaçla ilgili soruyu yapamazsınız. Ama burada
temel problem şu: isim ezberi evet, ama bir konuyla ilgili
isimlerin ne kadarını ezberleyeceksin? Bence ezberleme olayını
adım-adım gerçekleştirmek tek yol diye düşünüyorum. Yani bir
konuyla ilgili isimlerin hepsini birden ezberlemektense, önce en
popüler ve önemli olan isimlerden birkaç örnek ezberlemekle işe
başlanmalıdır. Bu isimleri hallettikten sonra (tabiî ki her
konu için geçerli), diğer daha az bilinen isimlere geçilebilir
(ki genelde bu aşama için vakit kalmaz!). Bu nedenle arkadaşlara
benim tavsiyem; bir konuyla ilgili bütün isimleri ezberlemeye
çalışmaktansa, isimleri ezberledikçe üzerine isim ekleme yoluna
gitmeleridir. Yani sonuç şu: her şeye sahip olmaya çalışıp,
hiçbir şey elde edememektense elinizdekine sağlam sarılmaktır.
Uz. Dr. Atilla UÇAR