|
Şöyle geriye
baktığımızda hayatımızın büyük bir bölümünü sınavlarla
geçirdiğimizi görüyoruz Bu süreç Anadolu Lisesi, fen lisesi
sınavlarıyla başlıyor ve son nokta olarak düşündüğümüz
üniversite sınavlarıyla bittiğini zannediyoruz.
Ama biz
doktorlar için bitmiyor aslında daha yeni başlıyor. Bizim kadar
üniversitede sınava giren bir öğrenci topluluğu yoktur. Bunu
eğitim süremizin uzunluğuna da bağlamak yanlış olacaktır. Bizim
sınavlarımız tabi ki biraz farklı. İlk yıllardaki sınavlar test
sisteminde olurken stajlara başlayınca sözlü sınavlara doğru
kayıyor. Tabi ki bu sınav sistemleri kişilerin çalışma
stratejilerini de değiştirmelerine neden oluyor. Tam tıp
fakültesini bitirdiğimizde hayatınızın şeklini yönlendireceğiniz
en önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyorsunuz TUS sınavı,
şimdiye kadar ki sınav sistemlerinizden farklı bir sınav. Tabi
ki bu sınava da çalışırken ayrı bir strateji, ayrı bir çalışma
yöntemi türetiyor ve yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sınavda bilgi,
yorum, tanı, tedavi stratejileri gibi çeşitli basamaklar ortaya
çıkıyor. Şimdiye kadar çalışma şekliniz genelde bir yorum ve
bunu aktarabilme şeklindeyken daha farklı bir sistemin içinde
kendinizi buluyorsunuz. Beklide TUS sınavına çalışmaya tıp
fakültesinin ilk yıllarından başlamak daha doğru olacaktır. Tabi
ki bu çalışma şekli TUS ’ un formatına uygun tarzda olması sizi
daha başarılı kılacaktır.
Bir doktor
olarak sonuçta hayatımız hep bir sınav, ve de bu sınavı meslek
hayatımız boyunca veriyoruz. Düşünün tam her şey bitti TUS’ u
kazandım diyorsunuz asistanlık sınavları, uzmanlık sınavı
karşımıza çıkıyor. Belki en önemlisi sürekli her gün hasta
karşısında verdiğimiz sınavdır.
Sonuç olarak
doktor olarak sürekli bir sınavla karşı karşıyayız. Ama şunu da
bilmeliyiz ki bizi bu sınavların hiçbiri yıldırmamalı. Ve de
biliyoruz ki bu sınavlarda her zaman başarılı olabiliriz. Çünkü
biz her zaman bir sınavla karşı karşıyayız ve her seferinde bunu
aşabiliyoruz. TUS sınavını da istersek rahatlıkla aşabiliriz.
Bunun için sadece rahat olup düzenli ve programlı çalışmak bizim
için yeterlidir.
Herkese iyi
çalışmalar.
Doç. Dr. M. Ali
Gülçelik
|