KADIN DOĞUM KONU+SORU KİTABI
Dr. Suat DEDE



 

BİR İLK GERÇEKLEŞTİ

Umarım sonuncusu olur!..

Nisan 2008 TUS sınavı hatalı ve özensiz soruları ve getirdiği polemikler ile geride kaldı. Her sınavda olduğu gibi bu sınavın da herkesin diline dolanan “meşhur” soruları oldu. Bunlardan birkaç tanesi de Kadın Hastalıkları ve Doğum soruları arasında yer aldı.
 

Sorular tek tek değerlendirildiğinde 3 eski TUS sorusunun bu sınavda da tekrar sorulduğu gözlenmektedir. Klinik bilimler testi A kitapçığında bulunan 89. soru (Eylül 2002), 91. soru (Eylül 2000) ve 96. soru (Eylül 2001 ve 2005) daha önceki sınavlarda aynı veya oldukça benzer şeklide sorulmuştu. Bu da artık klasikleşen “Kadın-Doğum’da ortalama 3 tane eski TUS sorusu sorulur” önermesinin doğruluğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ancak asıl problem hatalı soru veya sorular konusunda ortaya çıkmaktadır. ÖSYM’nin soruların cevaplarını açıklamaya başladığı günden günümüze kadar, Kadın-Doğum soruları arasında iptal edilen herhangi bir soru olmamıştı. Özensiz olarak değerlendirilebilecek ve yanıtların net olmadığı sorular tabi ki vardı ancak hiç yanlış soru sorulmamıştı. Ancak bu sınavda şeytanın bacağı kırıldı ve nihayet bir ilk gerçekleşti; klinik bilimler testi 97. sorusu çift doğru cevabı ile karşımıza çıktı. Soruyu hatırlamakta fayda var:

97. Hirşutizm tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan hangisi, 5α-redüktaz enzimini inhibe ederek etki gösterir?

A) Ketokonazol

B) Finasterid

C) Flutamid

D) Metformin

E) Spironolakton

Hirsutizm tedavisinde kullanılan medikal ajanlar arasında bulunan Finasterid, selektif 5 alfa-redüktaz inhibitörüdür; spironolakton ise sıklıkla antiandrojen olarak ifade edilir (1). Buna karşın spironolaktonun hirsutizm tedavisindeki etki mekanizmaları tek yönlü olmayıp, birden fazla mekanizma üzerinden etki göstermektedir (2). Bunlar:

  • Dihidrotestosteron (DHT) ile intrasellüler reseptör düzeyinde kompetitif inhibisyon

  • CYP enzim düzeylerinde azalma meydana getirerek, testosteron biyosentezinin supresyonu.

  • Androjen katabolizmasında artış (testosteronun periferde östrona konversiyonunu artırarak)

  • Deride 5 alfa–redüktaz inhibisyonu (2,3)

1.      Berek JS (Ed): Berek & Novak’s Gynecology, 14. basım; sayfa 1083 (tablo 28.3).

2.      Berek JS (Ed): Berek & Novak’s Gynecology, 14. basım; sayfa 1084.

3.      Leon Speroff & Marc A. Fritz (Eds): Clinical Gynecologic Endocrinology and Infertility, 7. basım; sayfa 522.

Yukardaki açıklamadan ve verilen referanslardan da anlaşılacağı üzere hem finasterid, hem de spironolakton 5 alfa-redüktaz inhibisyonu yaparak etki etmektedirler. Dolayısı ile bu soru iki doğru yanıtı olan (B ve E şıkkı), hatalı sorulmuş bir sorudur.

 

Klinik bilimler testine yer alan 95. soru da oldukça tartışmaya açık bir sorudur:

95. Gebelikte en sık görülen neoplazi türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Serviks kanseri

B) Over kanseri

C) Hodgkin lenfoma

D) Meme kanseri

E) Akciğer kanseri

Hatırlayacak olursanız benzer bir soru daha önce sorulmuştu! “gebelikte en sık gözlenen jinekolojik kanser” ve o sorunun yanıtı da serviks kanseri idi. Ancak bu soru eski sorudan tamamen farklı olan ve yanıtı hakkında her kaynakta farklı bir bilginin yer aldığı bir sorudur.

Obstetrik sorularının hemen tamamının sorulduğu Williams Obstetrics kitabında gebelikte en sık rastalanan neoplazi için  malign melanom ifadesi geçer. Bununla birlikte malign melanomu sıklık açısından takip eden neoplazi konusu bu kaynakta son derece karışıktır. Kaynağın orjinalinden alıntı yapacak olursak bölüm 57, sayfa 1258'de (22. basım; 2005) "The most common cancers are melanoma and cancers of hemopoietic and lymphatic systems, thyroid, breast, cervix, ovary and colon" şeklinde bir ifade vardır ancak bu sıralama sıklık sıralaması değil denebilir. Konu derinlemesine araştırılacak olursa, aynı kitabın 1259. sayfasında gebelikte meme kanseri sıklığı 1:25.000-1:50.000 arasında ifade edilmiştir. Bununla birlikte 1264. sayfada serviks kanseri sıklığı 1:2.000 olarak verilmiştir. Buna göre serviks kanseri malign melanomu takiben gebelikte 2. en sık (ve tabi ki bu soruda malign melanom olmadığı için en sık) neoplazidir.

Lakin problem burada ne yazik ki çözülmüyor. Current Diagnosis & Treatment Obstetrics & Gynecology kitabının 2007’de yapılan son baskısında (27. bölümde) gebelik ve kanser konusunda aşağıdaki ifade yer almaktadır: “The most common malignancies diagnosed during pregnancy are cervical cancer (26%; see Chapter 50), breast cancer (26%), leukemias (15%), lymphomas (10%), and malignant melanomas (8%)”. Görüldüğü gibi verilen kaynağa göre serviks kanseri ile meme kanseri aşağı yukarı eşit oranlarda gözlenmektedir. Buna karşın, aynı kaynak yine aynı bölümde gebelikte meme kanseri insidansını 3:10.000 olarak verirken, bölüm 50’de gebelikte serviks kanseri insidansını %0.05 (5:10.000) olarak vermektedir.

Konuyu daha da içinden çıklılmaz hale getiren bir başka kaynak ise Gabbe Obstetrics-Normal and Problem Pregnancies kitabıdır. Bu kitabın 2002’de yapılan 4. basımının 38. bölümünde aşağıdaki ifade yer alır: “The malignancies most commonly encountered in the pregnant patient are, in descending order, breast cancer, cervical cancer, melanoma, ovarian cancer, thyroid cancer, leukemia, lymphoma, and colorectal cancer”. Bu kaynağa göre ve hem de hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde gebelikte en sık kanser meme kanseridir. Ancak bu kaynağın diğerlerine göre daha eski olması ve yeni baskısının bulunmaması nedeniyle referans olarak kullanılabilirliği tartışmalıdır. Sonuç olarak, son derece kaotik bir bilgi sorgulanmıştır ve yanıtın doğruluğu ise havadadır.

Tüm bunlara karşın bu sınavın Kadın-Doğum açısından, sınava giren meslektaşlarımızı çok üzmediğini söyleyebiliriz. Bir zamanların en korkulan, en zor ve “çalışılsa da yapılamaz” denilen branşı, artık bu özelliğini yitirmiştir.

 Doç Dr. F. Suat DEDE